Bandirmagüncelhaber

PROFESÖR ŞİMŞİR’İN, “ÇERKEZ ETHEM BEY” İLE İLGİLİ AÇIKLAMLARI SEMPOZYUMA DAMGASINI VURDU…

234 views
26 Eylül 2022 - 17:54
PROFESÖR ŞİMŞİR’İN, “ÇERKEZ ETHEM BEY” İLE İLGİLİ AÇIKLAMLARI SEMPOZYUMA DAMGASINI VURDU…
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Bandırma’nın Kurtuluşunun 100 yılında, Onyedi Eylül Üniversitesi tarafından düzenlenen “Milli Mücadele ve Bandırma Son Kurşun” Sempozyumunda; Prof. Dr. Zekai Mete’nin Başkanlığını yaptığı, Dr. Öğretim Üyesi Ömer Karataş ve Sadık Müfit Bilge’nin sundukları “Balkanlar ve yöresindeki Kafkas kökenlilerin hafızalarında Türk Kurtuluş Savaşı”, Prof. Dr. Nurgün Koç’un sunduğu; “Milli Mücadele’de unutulmuş bir dram. Günah keçisi Çerkesler. (Gönen-Manyas Çerkes sürgünü.), Bilim uzmanı Bünyamin As’ın sunduğu; “150’liklerden Eşkiya Davut’un Milli Mücadele dönemi faaliyetleri” konulu konuşmaların yapıldığı oturumda Prof. Dr. Sebahattin Şimşir‘in; “Çerkez Ethem Bey mücadelesi, tarihi ve bugünü” konulu konuşması güne ve sempozyuma  damgasını vurdu.

Çoğu tarihçinin söylemeye cesaret etmekten kaçındığı ve akıllardaki soru işaretlerine tarihe not düşülecek değerde sayılı bir sürede açıklamaktan çekinmeyen Prof. Dr. Sebahattin Şimşir;

ÇERKEZ ETHEM KONUSU NETAMELİ BİR KONU 

“Çerkez Ethem netameli bir konu. Dolayısıyla netame işini biz üslendik. İnşallah bilinenleri değil de, olanları değil de olması gerekenler üzerinde bir konuşma yapmaya çalışacağım.” sözleriyle konuşmasına başladı.

“Hepiniz takdir edersiniz ki; tarihte pek çok kahraman bir ömre yayılmış mücadeleleri değil de çoğu zaman tırnak içinde ifade ediyorum “bir an” içindeki hareketleriyle değerlendirilmiştir. Şüphesiz bu Ethem Bey için de geçerlidir. Bir çok başarısı, zor şartlar içinde verdiği mücadele değil de, hakkında en küçük bir yolsuzluk, hırsızlık ve benzeri ithamların olmadığı hususlar hangi şartlarda olduğunu bile düşünmeyen birçok araştırmacı, resmi ideolojisinin bakış açısıyla kendisine hain demekten çekinmemişlerdir. Ethem Bey’in  hakkındaki ifadeleriyle bütün bildiği de bir slogan haline adeta sayısız yer ve bağlamda tekrar edilegelen bu hain kelimesi günümüzde de birçok araştırıcının düşünmeden kullandığı kelimelerin başında gelmektedir.

Söz konusu kelimenin sade kolay ve geniş uyarlama imkânına haiz oluşu, bilhassa muhtelif ideolojik ve konjonktürel bağlamlarda sıkça kullanılmasına yol açtığı da muhakkaktır.

Bu durumun Ethem Bey’in adının ve mücadelesinin günümüzde de uygun bir hayat sahası bulduğu intibaını vermekle  birlikte, çoğu durumda Ethem Bey’in asıl meramından çok daha sahalara sıkıştırıldığı yahut farklı bağlamlara kaydırıldığı maalesef bir gerçektir.” dedi.

Ethem Bey konusunun, böyle sınırlı bir zaman içinde yapılan oturumda anlatılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Profesör ŞİMŞİR, günümüzdeki bazı hususlar üzerinde değerlendirme yaptı.

Kafkasya’dan Anadolu’ya göç etmiş Bandırma Emreköy yerleşmiş bir aileden gelen Çerkez Ethem’in hayat hikayesi ve Kurtuluş Savaşı’ndaki mücadeleleri hakkında bilgi paylaşan Profesör  ŞİMŞİR, kendine ayrılan bölümün sonunda;

“Hepiniz takdir edersiniz ki; düzenli ordunun emrine girmek istemeyen Ethem Bey’e karşı kuvvete başvurulduğu bir gerçektir. Bunun üzerine Kütahya’dan Gebze’den çekilmesi ardından da birliklerini toplayıp onlara serbest olduklarını söyleyerek dağıtması da bir gerçektir. Kendisi ise Ağabeyleri ile birlikte olmamakla birlikte rahatsızlığının da arttığı bir dönemde içine sindiremese de, muhtemelen çaresizlikten Yunanlılara sığınması da bir gerçektir. Ankara İstiklal Mahkemesi’nde gıyaben görülen davaları neticesinde de mahkeme kendilerini 9 Mayıs 1921 tarihinde gıyaben idama mahkum etmesi de gerçektir.

Üzerinden bir asra yakın bir zamanın geçtiği olaylar üzerindeki sis perdesinin tam olarak açıldığını, o günün şartlarına rağmen, bugünün şartları ile değerlendirilen mesele ne yazık ki; hakkın teslimi olarak tecelli etmemiştir.  Günümüzde bazı tarih araştırıcıların meseleyi hala, ideolojik veya resmi ideoloji açısından değerlendirmelerden dolayı da sıkıntılar yaşanmaktadır ki; bu tür araştıracılardan Ergün Hiçyılmaz’ın cümleleri de manidardir.

Hiçyılmaz’ın;

“Harp Ceridesi kurmaylar tarafından yazılıp, savaş oyunları ile zaten akademik çerçevede ele alınmıyor mu? Çerkez Ethem Yunan tarafına geçmeseydi, Milli Mücadele’nin bitiş zamanı daha kısa olmaz mıydı?

Acaba ne kadar kısa olurdu? Bu mücadelenin “isyan” ve “tenkil” ile uzamasından acaba kaç Vatan evladı Cumhuriyet’i görememiştir?”

TARİHÇİ, ELİNDEKİ BELGELER İLE KONUŞKANDIR…

“Yukarıdaki cümleler gerçi akademik bir tarihçinin satırları değildir. Tarihçi, elindeki belge ve bilgi ile konuşandır. Ama, Hiçılmaz sanki, müneccimlik yaparak Ethem Bey’in yanında çok az bir adamı ile Yunanlılara sığınmasının, Milli Mücadele’nin süresini uzattığını söylemesi bir hayli manidardır.

Ethem Bey üzerine en ciddi çalışmalardan birini yapan Şaduman Halıcı ise çalışmasını; Tarih Sahnesine Çıkışı, “Eşkiya Ethem’den, Kahraman Ethem’e”,  “Kahraman Ethem’den, Asi Ethem’e”,  “Asi Ethem’den  Vatan Haini Ethem’e”, “Yorgi Ethem” ve “İstihbarat raporları ışığında sürgün yılları” şeklinde bir tasnif ile okuyucuya sunulmuştur.

Ethem Bey, Yunanlılara sığındıktan sonra bir müddet hastanede tedavi görmüş, daha sonra da Türk Kuvvetleri İzmir’e girmeden kısa bir süre önce Yunanlılar tarafından Atina’ya götürülmüş, oradan da Suriye’ye geçip çeşitli bölgelere kaldıktan sonra Amman’a yerleşmiştir.

1938 yılında yurda dönmesi yönünde af çıkmasına rağmen 7 Ekim 1949 tarihinde de Amman’da vefat etmiştir. Ethem Bey’in vefatından sonra kardeşi Reşit Bey, Amman’dan 11.9.1950 tarihinde Bandırma’ya, Kuşçubaşı Eşref ise, 25.8.1950 tarihinde Mısır’dan İzmir’e eşinin yanına dönmüşlerdir.”

İTİBARININ İADESİ İSTENSE DE…

“Günümüzde ki son durum ise Şevki Canlı tarafından TBMM’ye verilen dilekçe ile itibarının iadesi ve naaşının Türkiye’ye getirilmesi hususu talep edilmiştir. Bu dilekçeye 06.01.2016 ve 307 sayılı cevapta; Çerkez Ethem Bey ile ilgili itibarını kaldıran veya zedeleyen resmi bir karar bulunmadığı anlaşılmış olup” şeklinde cevap verilmiş, ancak naşının getirilmesine dair husus konusunda herhangi bir yazılı cümle sarfedilmemiştir.”

O, KURTULUŞ MÜCADELESİNDE RÜZGÂR GİBİ GEÇTİ…

“Son cümleler olarak ifade etmek gerekirse; Türkiye’nin kurtuluş mücadelesi içinde rüzgar gibi bir Ethem portresi geçmiştir. Anzavur, Adapazarı-Düzce ve Çapanoğlu isyanlarını bastırmıştır.  Şartlar ona muhtaç hale getirmiş, o bazılarınca ali kıran baş kesen olmuştur. Ankara’ya döndüğünde dönünce kahraman gibi karşılanmış, Meclis’te ayakta karşılanmıştır. Düzenli ordu henüz kurulmadığı için onun müfrezelerine Kuva-yı Seyyare denilmiştir. Şan ve şöhret ile korku saldığı bir gerçektir. Kendi başına köylerden asker toplayıp, haraç kestiüç, sürü kaldırıp çapulculuk yaptığı da bir gerçektir. Ancak kendisine ihanet etti denebilir ama hain demek çok ağırdır. Çünkü kendisisini isyan ve ihanete sürükleyen olaylar yeterince araştırılmış  demek için erkendir.

Zira aynı dönemde Demirci Mehmet Efe’ye bir yol haritası çizip onu bir köşede oturmaya ikna edenlerin Ethem Bey’e bu şekilde davranmamaları da düşündürücüdür.”

“Ethem Bey’in verdiği mücadelenin yanında, ittihatçıların bir çoğunun 1918 sonrası yurtdışına kaçtığında; biz bunların kaç tanesine hain dedik.” diyerek çok önemli bir konunun altını çizen Profesör ŞİMŞİR;

KENDİ HAVANIMIZDA, KENDİMİZİ DÖVMEKTEN ÖTE BİR ŞEY YAPMIYORUZ…

“Bandırma’da Yunan taraftarı bir gazetenin çıktığından bahsediliyor, İngilizlerin Anadolu’da çıkardıkları gazetelere göre Ethem Bey için  Ankara’da İstanbul’da arşivler didik didik edilirken Yunanistan ve İngiliz arşivlerinde bu konu neden araştırılmamıştır. Dolayısıyla biz sadece kendi duyduğumuzla kendi havanınız da kendimizi dövmekten öteye bir şey yapmıyoruz. Üzerinden 100 Yıl geçmiş olayların tartışıldığı bugün de ölümünün üzerinden 72 yıl geçen bir şahsiyete ilgili konuşurken bile hala Türkiye’de kitabının bölümleri verdiğim Şaduman Halıcı’nın ithamları gündemde tutuluyorsa bunlar hoş şeyler değildir. Onun için bu cümleyi kullanan arkadaşlarıma ben özellikle hain kelimesini yazı çalışmalarının sonraki baskılarında ortadan kaldırılmalarında hayırlı olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullanarak sözlerini noktaladı.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
mersin escort
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Haberlerin izinsiz kopyalanması yada çoğaltılması yasaktır.