29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen Okul Sporları atletizm yarışmaları, sporcuların kıyasıya mücadelesinin yanı sıra organizasyonlarda yapılan yanlış uygulamalar sonucu haksızlıklara da sahne oldu.

Bu haksızlıkların da en büyüğünü; geçen yılın atletizm ilçe birincisi unvanını taşıyan, Kemal Pireci Orta Okulu 5. sınıf öğrencisi Arif Osman Böğenoğlu yaşadı. Gelecek için umut vadeden Arif Osman, Okul idaresi koordinasyonunda, görevli beden eğitimi öğretmeninin refakatinde ve müsabaka organizasyonunda telafisi imkansız zincirleme idari kusurlar, ağır ihmaller ve çocuk sağlığını riske atan usulsüzlüklere maruz kaldı.

Çocuğunun yaşamış olduğu haksızlığı içine sindiremeyen Arif Osman’ın Babası aynı zaman da antrenörü Arif Böğenoğlu; Konuyla ilgili olarak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne yarışın iptali, organizasyon hataları ve saha hakemlerinin tarafsızlık ilkesine aykırı uygulamaları hakkında, Kemal Pireci Orta Okulu Müdürlüğü’ne, Bandırma Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne, GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Okul Sporları Daire Başkanlığı ile Merkez Disiplin ve Teftiş Kurullarına İletilmek Üzere) Bandırma Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne resmi şikayet ve itiraz başvuruları yaptı.
Baba Böğenoğlu, Okul İdaresi’ne vermiş olduğu dilekçesinde; Organizasyon Planlaması, Beden Eğitimi Öğretmeninin Ağır Görev İhmali, Haksız Ödüllendirmeye İtiraz, Yeniden Yarışma (Re-new) Hakkı ve 4982 Sayılı Kanun Uyarınca Bilgi Edinme Hakkı Talebinde bulundu.
Veli: Arif Böğenoğlu dilekçesinde;
“Gelecekte sporu bir meslek olarak icra etmeyi hedefleyen ve bu doğrultuda profesyonel bir disiplinle çalışan oğlum için bu müsabaka kariyerinin en önemli basamaklarından biridir. Eğitimcilik ve idarecilik mesleğinin kurumsal bir memuriyet anlayışının ötesinde; yüksek mesleki özveri, sevgi ve öğrencilerin başarısını destekleme gayesiyle yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Müsabakanın yürütülmesinde Bandırma İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü resmi yarışma parkur krokisini dağıtmamış, ilgili öğretmenleri ve öğrencileri parkur hakkında bilgilendirmeyerek asli ve ağır bir idari kusur işlemiştir. Bu kurumsal koordinasyon eksikliğinin yanı sıra, okulunuz görevli beden eğitimi öğretmeni de mesleki sorumluluğunun gereği olarak bu bilgilendirme krokisini kurumsal düzeyde talep etmeyerek ağır bir mesleki zaafiyet göstermiştir.
Veli olarak tecrübelerime dayanarak, yarış ve parkur anonsunun yapıldığı son ana kadar oğlumu yanımda tamamen güvende tuttum ve müsabaka alanında bizzat muhafaza ettim. Toplanma anonsu yapıldığında, oğlumu görevli beden eğitimi öğretmenine eksiksiz ve emniyetli bir şekilde elden teslim ettim. İlgili öğretmen, “Artık çocuk benimle kalacak” diyerek öğrencimi devraldıktan sonra, elindeki kuralları ve parkur gerçeklerini hiçe sayarak oğlumu ve öğrenci grubunu bizzat kendi eliyle yanlış start çizgisine dizmiştir. Öğretmen, çocukları yanlış yere konuşlandırdıktan sonra süreci ve yarışı hiçbir şekilde takip etmeyerek görev yerini fiilen terk etmiştir. Hataları önleyici hiçbir yapıcı rol üstlenmediği gibi, usulsüz düdük sonrası yaşanan kaos anında öğrencileri sakinleştirmemiş, yeni start çizgisine emniyetli şekilde götürmemiş ters tarafa hatalı düdükle çıkan öğrencilerin peşinden koşup zaten durdurmamış ve çocukları motive etmeyerek sahada tamamen sahipsiz bırakmıştır. Görevli öğretmenin Sorumluluğu resmen devraldıktan sonra sergilenen bu ağır görev ihmali, en az Bandırma İlçe Spor Müdürlüğü organizasyonundaki yetkililerin kusuru kadar asli ve ağırdır.
Oğlum Arif Osman Böğenoğlu start çizgisine doğru henüz yürüyüş halindeyken, usulsüz çalman yanlış bir düdükle müsabaka aniden başlatılmıştır (görevli öğretmen yanlarında olmadığı için koşarak bu yanlış startı engelleme gayreti zaten olamaz. yanlış start çizgisine dizende kendisiydi) Bu esnada, basketbolda U11 kategorisinde oynayan ve geçen yılın atletizm ilçe ikincisi olan okul arkadaşı rakibi Ali Efe Durgut’un (600 metre Bandırma 2.si) hatalı düdükle birlikte aniden depar attığımı gören oğlum (11 yaşında olmasına rağmen Bordo Basketbol U-12 A takımında oynamakta 600 metre Bandırma 1.si), yüksek sporcu hassasiyeti ve unvanını koruma arzusuyla aniden tüm refleksini ortaya koymuştur. Grup içinde en arkalarda bulunmasına rağmen, yüksek yarışma arzusuyla depar atarak tüm patlayıcı gücünü o an harcamış ve saniyeler içinde en arkadan en öne fırlamış bir şekilde hatalı düdükle başlatılan olmayan-hatalı yarışı yaklaşık 600-700 metre boyunca en önde sürdürmüştür. Bu esnada hemen! Anında Sahada anons dahi yapılmaması neticesinde çocukların kontrolsüzce koşmasına göz yumulmuştur. Bu ağır ihmaller neticesinde ilçe birincisi unvanı oğlum, hatalı start ve hatalı geri çağırma yüzünden fazladan 700 metre ve ardından çocuk sağlığı ve güvenliği ilkelerini açıkça ihlal etmiştir. (Freshness Guidelines) ayakta bi kaç dakika bekleme bu dinlenme değil atletizmin biliminde “Aktif İşkence” yapılarak koşmak zorunda bırakılarak toplamda 1700 metre koşturulmuştur. Yaş grubu itibarıyla kalıcı sağlık kayıplarına ve ağır fiziksel yüklenmeye yol açabilecek bu hayati tehlikeye rağmen görevli öğretmen durumu tamamen duyarsızlıkla karşılamış, hiçbir mesleki farkındalık göstermemiş ve aynı günün öğleden sonrasında hiçbir şey olmamış gibi okulundaki ders görevine devam etmiştir. Muhtemelen bu dilekçenin neden verildiğini dahi anlamayacaktır. Görevli öğretmene göre her şey olağan ve normaldir.
Müsabaka sonrasında organizasyonel aksaklıkları yerinde tespit etmek amacıyla parkura geri dönülmüş kaslardaki laktik asit seviyeleri normale inen oğlumun performansı tarafımca yeniden test edilmiştir. Maruz kaldığı tüm bu olağanüstü fiziksel ve mental yorgunluğa rağmen, oğlum 1000 metrelik parkuru 4 dakika 6 sanive gibi profesyonel bir dereceyle, vansı bırakmadan ve diskalifiye olmaksızın tamamlanmıştır. Bu somut veri, müsabakadaki başarısızlığın tamamen idari ve organizasyonel hatalardan kaynaklandığını, öğrencimin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını kesin olarak kanıtlamaktadır.
Nitekim müsabaka neticesinde birinci ilan edilen diğer öğrencinin, yarışın hatalı olduğunu anlayarak parkuru hiç koşmadığı ve yarışı tamamlamadığı halde birinci ilan edilerek taltif edilmesi, müsabakanın adil yarışma şartlarından uzaklaştığını ortaya koymaktadır. Derece sahibi sporcu öğrencilerin haksız rekabet ortamına itilmesi ve ödül töreninin bu haliyle gerçekleştirilmesi, hakkı gasbedilen öğrencilerin emeğini yok saymaktır. Veli olarak bu adil olmayan ödüllendirmeyi kesinlikle kabul etmiyorum. (itiraz edilmiş soruşturma aşamasındaki bir organizasyon için okulda ödül töreni vapılamaz)
Müsabakada karar verici pozisyonda olan atletizm il temsilcisinin özel spor kulübü işletmesi, İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü personelinin ise oğlumla alaycı şekilde ne oldu bu sene dereceye giremedin! Diyen organizasyon sorumlusu bayan aynı zamanda oğlumun basketbol müsabakalarını da yöneten hakem olması, kamu görevinin tarafsızlığı ilkesine açıkça gölge düşürmektedir. Oğlumu Bandırmadaki bütün öğrenci ve okullar kariyerinden dolayı yenmek istemektedirler.(hakeden kazansın aile olarak haklı-adaletli rekabet bizi mutlu eder.) Oğlumun sahada gerçekleştirdiği 4 dakika 6 saniyelik deneme koşusunun hemen ardından; müsabaka komitesinde üst düzey görevli olan, aynı zamanda oğlumun aktif olarak oynadığı basketbol müsabakalarını da yöneten ve bu yönüyle kamu görevinin tarafsızlığı ilkesini açıkça ihlal eden bayan yetkilinin, “Şahsımın ve eşimin doğrudan duyacağı şekilde aynen; Ah Arif Osman ne oldu sana oğlumun sırtına dokunarak alaycı bir tavırla” bu sene dereceye giremedin” yetişkin bir kamu görevlisinin kendi organizasyon hataları yüzünden mağdur olmuş bir çocuğun psikolojisini hedef alarak ailesinin önünde alay etmesi açıkça görevini kötüye kullannma ve çocuk koruma ilkelerinin ihlalidir. 11 yaşındaki şampiyon bir çocuğun adalet duygusunu sarsan ağır bir pedagojik kusurdur. Üç branşta birden derece sahibi olan oğlumun yüksek başarı grafiğinin baltalanması, sürecin idari bir husumet barındırdığı yönündeki şüphelerimizi kesinleştirmiştir. Yaşanan bu süreç nedeniyle oğlumun bozulan motivasyonu, Bandırma Kartal Tarkwando kırmızı siyah kuşak, geçen yılın Balıkesir II birincisi oğlum profesyonel Teakwando Turnuvası katılımımızı da mental ve psikolojik olarak yıkıma uğradığımız için iptal ettirmek zorunda bırakılmıştır.
Oğlum Arif Osman Böğenoğlu, sahada uğradığı bu ağır haksızlık ve kamu görevlilerinin sözlü yıpratmaları nedeniyle psikolojik olarak ağır bir yıkım yaşamaktadır. Bu bağlamda, yaşadığı mental travmanın tespiti, psikolojik destek sürecinin başlatılması ve tutulacak resmi raporun okul kayıtlarına geçirilmesi amacıyla oğlumun okulunuz Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisine resmi olarak yönlendirilmesini talep ediyorum. Yukanda arz edilen hususlar ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü nezdindeki 5148956 sayılı ile GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Okul Sporları Daire Başkanlığı ile Merkez Disiplin ve Teftiş Kurullarına İletilmek Üzere) resmi başvurularım doğrultusunda;
Çocuğu emniyetli şekilde devraldıktan sonra bizzat yanlış çizgiye dizen, çocukların can güvenliğini riske atan ve takibi bırakarak görev yerini fiilen terk eden beden eğitimi öğretmeni hakkında okulunuz bünyesinde ivedilikle idari ve disiplin soruşturması başlatılmasını, Müsabakadaki kuralsızlıklar nedeniyle Bandırma İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü nezdinde yarışmanın iptali ve oğlum Arif Osman Böğenoğlu için talep ettiğimiz “Yeniden Yarışma (Re-run)” hakkı sürecinin okul idaresince de yakinen takip edilmesini, hukuki açıdan tamamen sakat ve usulsüz olan bu yarışma neticesindeki ödül töreninin gerçekleştirilmesinin kurumsal düzeyde reddedilmesini ve yasal tüm haklarımı yargı organları dahil olmak üzere sonuna kadar kullanacağımın bilinmesini, 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca, işbu dilekçeme dair okulunuzca yürütülen idari inceleme aşamaları ve alınan kararlar hakkında yasal süresi içinde tarafıma yazılı ve resmi olarak bilgi verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.” ifadelerini kullandı.

Veli Arif Böğenoğlu, Bandırma Okul Sporları 1000 Metre Atletizm Yarışmasının İptali, Öğrencinin Yeniden Yarışma (Re-run) Hakkının Tanınması ve 4982 Sayılı Kanun Uyarınca Bilgi Edinme Talebi konusunda, Okul Sporları Daire Başkanlığı ile Merkez Disiplin ve Teftiş Kurullarına İletilmek Üzere GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne yazmış olduğu dilekçesinde de;
“22 Ekim 2026 tarihinde, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Okul Sporları kapsamında Balıkesir’in Bandırma ilçesinde düzenlenen okullar arası Küçük Erkekler 1000 metre atletizm müsabakalarında, uluslararası atletizm kurallarına ve Okul Sporları Yarışma Talimatnamesine tamamen aykın, zincirleme ağır idari ve pedagojik kusurlar işlenmiştir. Geçen yıl üç farklı branşta dört adet madalya kazanarak yerel basında geniş yer bulmuş, web arama motorlarında dahi başarı grafiği tescillenerek Bandırma kamuoyuna mal olmuş şampiyon bir sporcu olan oğlum Arif Osman Böğenoğlu’nun spor kariyerinin ve geleceğinin bu hatalar nedeniyle sekteye uğramaması adına yarışmanın Ankara Genel Merkez nezdinde GEÇERSİZ SAYILMASI, İPTALİ VE ÖĞRENCİYE YENİDEN YARIŞMA (Re-run) HAKKI TANINMASI yönündeki gerekçelerimiz aşağıda dikkate sunulmaktadır:
- Yarışma Krokilerinin Dağıtılmaması ve Bilgilendirme Eksikliği:
Müsabakayı düzenleyen Bandırma İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Tertip Komitesi, resmi varışma parkur krokisini okullara önceden dağıtmamıştır, Start ve finiş çizgileri hususunda öğretmen ve öğrencilere kurumsal bir bilgilendirme yapılmaması, kurumsal düzeyde asli ve ağır bir idari kusur oluşturmuştur.
- Hatalı Çıkışta Anons Yapılmaması ve Yarışın Durdurulmaması:
Bilgilendirme eksikliği nedeniyle öğrenciler yanlış start çizgisine dizilmiş ve usulsüz/yanlış bir düdükle koşu aniden başlatılmıştır. Sahada teknik olarak anons ve ses sistemleri mevcut olmasına rağmen, hatalı çıkış yapan çocuklara yönelik hiçbir durdurma anonsu yapılmamış, “Yanlış yere koşuyorsunuz, durun” şeklinde hiçbir ikazda bulunulmamıştır. Görevliler çocukların peşinden koşup yarışı anında kesmek yerine usulsüzlüğün devam etmesini izlemişlerdir.
- Çocuk Sağlığının Riske Atılması ve 1700 Metrelik Ağır Fiziksel Yüklenme:
Geçen yılın atletizm ilçe birincisi unvanını taşıyan 11 yaşındaki oğlum Arif Osman Böğenoğlu, henüz start çizgisine doğru yürüyüş halindeyken çalınan usulsüz düdükle birlikte tüm refleksini ve patlayıcı gücünü harcayarak en arkadan en öne fırlamış, yarışı 600 metre boyunca en önde sürdürmüştür. Yarışın hatalı olduğu 700-800 metre sonra anlaşıldığında, çocuklarım dinlendirilerek getirilmesi gerekirken oğlum ve arkadaşları yeni start çizgisine bir de koşarak geri getirilmiştir. Bu ağır kuralsızlık neticesinde oğlum, hatalı start haricinde fazladan 700 metre daha koşmak zorunda bırakılarak toplamda 1700 metre koşturulmuştur. Yaş grubu itibarıyla kalıcı kalp ve akciğer hasarlarına yol açabilecek bu durum, çocuk sağlığı ve güvenliği ilkelerini açıkça ihlal etmiştir. (Freshness Guidelines) ayakta bi kaç dakika bekleme bu dinlenme değil atletizim biliminde Aktif İskence” denir Müsabaka sonrasında organizasyonel aksaklıkları yerinde tespit etmek amacıyla parkura geri dönülmüş ve oğlumun performansı tarafımca yeniden test edilmiştir. Maruz kaldığı tüm bu olağanüstü fiziksel ve mental yorgunluğa rağmen, oğlum 1000 metrelik parkuru yarışı bırakmadan ve diskalifive olmaksızım tamamlamıştır. Bu somut veri, müsabakadaki başarısızlığın tamamen idari ve organizasyonel hatalardan kaynaklandığını, öğrencimin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını kesin olarak kanıtlamaktadır. Bu esnada, komitede görevli bir bayan “Şahsımın ve eşimin doğrudan duyacağı şekilde aynen; Ah Arif Osman ne oldu sana? oğlumun sırtına dokunarak alaycı bir tavırla” bu sene dereceye giremedin” yetişkin bir kamu görevlisinin kendi organizasyon hataları yüzünden mağdur olmuş bir çocuğun psikolojisini hedef alarak ailesinin önünde alay etmesi açıkça görevini kötüye kullannma ve çocuk koruma ilkelerinin ihlalidir. 11 yaşındaki şampiyon bir çocuğun adalet duygusunu sarsan ağır bir pedagojik kusurdur, Müsabaka komitesinde üst düzey görevli olan, aynı zamanda oğlumun aktif olarak oynadığı basketbol müsabakalarını da hakem olarak yöneten ve bu yönüyle kamu görevinin tarafsızlığı ilkesine en çok bilmesi gereken kişi olması gerekirken bu pedegolojik kusuru işlemiştir.
- Parkuru Koşmayan Çocukların Ödüllendirilmesi ve Pedagojik Hatalar:
Müsabaka neticesinde birinci ilan edilen diğer öğrencilerin yarışın hatalı olduğunu anlayarak parkuru hiç koşmadığı ve yarışı tamamlamadığı tribün gözlemleriyle sabitken dereceye sokulması müsabakayı tamamen adaletsiz kılmıştır. Pistte bir kısım çocuk yanlış yönlendirmeyle 1700 metre koşup fiziksel ve mental olarak tüketilirken, bir kısım çocuğun hiç koşmadan dereceye sokulması haksız rekabet ilkelerine tamamen aykırıdır. Bu durum, hak hakkıyla yenmesi gereken şampiyon bir sporcuya haksızlık oluşturduğu gibi, usulsüzlük neticesinde ödüllendirilen diğer çocuklarda pedagojik açıdan sakat, haksız bir özgüven oluşmasına yol açmıştır. Özellikle aynı okulda eğitim gören, 1. Lig Bordo Basketbol U11 basketbol takımında da oğlumu takip eden 07.10.2015 doğumlu oğlum 11 yaşında olmasına rağmen U12’de oynamaktadır. “Herkesin yenmek istediği bir sporcudur.” Geçen yılın atletizm ilçe ikincisi aynı Kemal Pireci ortaokulu öğrencisi ve U11 aynı kulüpte basket oynayan Ali Efe Durgut (600 metre Bandırma 2.si) gibi hatalı organizasyonda dereceye giren sporcularla aralarındaki sağlıklı gelişim rekabeti, bu ağır idari ve pedagojik hatalar nedeniyle zedelenmiştir.(Oğlum 600 metre son iki yarışın birincisidir. Dereceye giren Ali Efe DURGUT(600 metre Bandırma 2.si) en önde ters yönde yeni start noktasına yürür vaziyetteyken (Arif Osman en arkada yürür vaziyette) hatalı düdüğü duyar duymaz yarışı başlatan en önde yürüyen bütün grubu sürükleyen çocuktur. Kamera görüntülerinden açıkça görülebilir.)
Bu ihmaller neticesinde yarış sonrası büyük morale gidebileceğimiz ertesi gün Balıkesir’de düzenlenecek olan minik erkekler kategorisinde olmasına rağmen Yıldızlar 12-14 yaş kategorisinde yarışacak olan Bandırma Kartal Taekwando kırmızı siyah kuşak sahibi oğlum, geçen yılın Balıkesir İl birincisi oğlum profesyonel Teakwando Turnuvası katılımımızı da mental ve psikolojik olarak yıkıma uğradığımız için iptal ettirmek zorunda bırakılmıştır.
NETİCE VE TALEP:
Yukarıda somut yasal dayanaklarıyla arz edilen ve Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü nezdindeki 5148956 sayılı resmi yazı ile ilk yarış başlangıç ve bitiş noktalarına itirazlarımıza (Bu güne kadar Bandırma 17 eylül Stadında düzenlenen 1000 metre başlangıç/startı bu yılki hariç, hep saat 3 yönünden verilmiştir.)ile kayıt altına alınan zincirleme usulsüzlükler doğrultusunda:
“Bandırma kentinin yetiştirdiği, arama motorlarında dahi başarıları tescil edilmiş şampiyon bir sporcunun geleceğinde telafisi imkansız kayıplara yol açmamak adına, tamamen kuralsız yürütülen bu yarışmanın Ankara Genel Merkez nezdinde GEÇERSİZ SAYILMASINA VE İPTAL EDİLMESİNE,
- Oğlum Arif Osman Böğenoğlu’nun adil yarışma hakkının iade edilmesi amacıyla, nizami bir parkurda YENİDEN YARIŞMA (Re-run) HAKKININ TANINMASINA,
- Sorumluluğu bulunan Bandırma İlçe Spor Müdürlüğü yetkilileri, organizasyon komitesi,
11 yaşındaki bir çocuğa yönelik sözlü mobbing uygulayan ve tarafsızlığını yitiren ilgili personel ve çocukları yanlış çizgiye dizerek görev yerini terk eden ilgili okul personeli hakkında gerekli idari ve disiplin tahkikatının açılmasına,
*3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca, işbu dilekçeme dair yürütülen idari inceleme aşamaları ve alınan kararlar hakkında yasal süresi içinde tarafıma yazılı ve resmi olarak bilgi verilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.” ifadelerini kullandı.
Baba Böğenoğlu, “BİZİ YENEN ORGANİZASYORDUR…” diyerek sözlerini noktaladı.
GEÇEN YIL YAPILAN YARIŞMADA, RAKİPLERİNE TUR BİNDİREN ARİF OSMAN’IN PERFORMANSINI BİR KEZ DAHA HATIRLAYALIM…


NAMAĞLUP GELEN BAHÇESEHİR’İ ELİ BOŞ GÖNDEREN BORDO, SÜPER LİG’DEKİ 2. GALİBİYETİNİ ALDI… (103-88)
BAN BAN, BURSA’DAN ELİ BOŞ DÖNDÜ… (3-0)
SEKTÖRÜNÜN 10 NUMARALI MARKASINDAN; 10 NUMARALI KENTE, 10. ŞUBE…
YAĞAN YAĞMUR CUMHURİYET ATEŞİNİ SÖNDÜREMEDİ… 103 YILDIR AYNI COŞKUYLA…
BORDO, İSTANBUL’DAN ELİ BOŞ DÖNDÜ…